Etiket: kovid19

Baş Etme Stratejilerinden Biri: Mizah Tarzları

No Comments

Bu yazımda hem bilişsel hem duygusal hem kişilerarası hem de tez konum olarak kullandığımız bir yapı olan mizah’i ele alacağım. Mizah’ın iyileştirici yönü geçmişten bu yana birçok araştırmaya konu olmuş durumda peki ya mizahın arkasında yalnızca gülme edimi yoksa? Aslında onu bir başa çıkma stratejisi olarak kullanıyorsak?


Bu sorularla dolu aralık kapıyı biraz daha açalım ve bilmeden kullandığımız mizah tarzlarına bir göz atalım. (Yazının geri kalanında friends dizisinde olan chandler bing karakterini düşünebilirsiniz😊)

•Katılımcı Mizah: Kişinin kendi gereksinimlerine de önem vererek başkalarını eğlendirdiği, rahatlamaya odaklanılan paylaşımcı bir mizah türüdür. Kendileri hakkında komik şeyler anlatırken bile kendilerini kabul duygularını koruyabilirler. (Martin ve ark,2003)

•Saldırgan Mizah: Bireyin kendi üstünlük ve haz ihtiyacını başkalarından uygunsuz bir biçimde karşılamaya çalışmasıdır. Genellikle küçük düşürme, alay etme ve baskı altında tutma ilişkilidir. (İlhan,2005)

•Kendini Yıkıcı Mizah: Bu türde ise kişi kendi ihtiyaçlarını göz ardı ederek başkalarıyla iletişimini güçlendirmeye çalışır ve bunu kendini yererek gerçekleştirir. Düşük benlik algısı ile yakından ilişkili bir mizah tarzıdır.

•Kendini Geliştirici Mizah: Bu tarza yatkın kişilerde genellikle hayata karşı esprili bir yaşam perspektifi vardır. Stresli durumlarda bile bu durumu korurlar. (Hampes,2006) Mizahın birey tarafından algılanması yeterli olmaktadır, başka kişilerle paylaşılması gerekmez. Bu mizah tarzı olumlu ve uyumludur.
Kaynakça:Mizah tarzları ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkinin incelenmesi (Özdolap,2015).

Halo Etkisi, Somatizasyon ve İzolasyon

No Comments

Bugünkü yazıma izolasyon konusu ile başlamak istiyorum 😊 “evde nitelikli zaman geçirme” önerilerini tüm meslektaşlarım yazıp çizdi sanıyorum. Bu durumun duygu ve düşünce tarafı ise bizi bu süreçte “korku hayaletlerinden” koruyacak güvenli alanımızı oluşturuyor. (otomatik düşüncelerimizin farkında olmak) Güvenlik ihtiyacımız yaşamda en önemli fizyolojik ihtiyaçlarımızdan bir tanesi. Bu durum bir şekilde tehdit edildiğinde ortaya çıkan anksiyete tüm canlı türlerinin ortak noktasını oluşturuyor. Farklı olduğumuz nokta ise elbetteki izolasyon dönemi yaşıyor olduğumuz gerçeği.

Bir alanda kalmak ve yaşamda kalma anksiyetimizle yüzleşmek ise zaman zaman hepimizin yaşamakta zorlandığı çok insani ve evrensel bir durumu oluşturmakta. Şimdi öz-farkındalığınızı oluşturmanıza katkı sağlayacak bir soruyu kendimize soralım. “İzolasyon durumunda baş etme stratejisi olarak kaçınmak, savaşmak veya dona kalmak tepkilerinden hangisini veriyorum? Bu işe yarıyor mu? Daha sağlıklı bir hale getirebilecek yeni bir perspektiften bakabilme imkanım var mı?” Ekşi sözlüğe bakarken herkesin bir anda boğazının acıdığını entry olarak girdiğini gördüm. Bunun sebeplerinden biri somatizasyonlarımız ve algıda seçiciliğimiz olabilir mi? Somatizasyonun tanımına yakından bakacak olursak:


Vücutta hissedilen tıbbi olarak açıklanamayan fiziksel semptomlardır. Bunların kökeninde psikolojik olarak yaşanan olumsuz yaşam olaylarının etkisi olduğu düşünülür. Kaygılarımıza ne kadar izin veriyoruz? Yoksa tamamen kontrol etmeye mi çalışıyoruz? Sosyal medya kaygı düzeyimizi nasıl etkiliyor?

Bu yazıda kendi kendinizin psikoloğu olma 😊 yöntemlerine bir göz atarken bir yandan da halo etkisini açıklayayım aslında halo etkisi tüm anlattıklarımın birazcık zıttı 🌸 Halo etkisini bir örnekle açıklayacak olursam, diyelim ki iş yerinizde gözünüze çarpan çok düzenli bir çalışma arkadaşınız var beynimiz otomatik olarak bu bireyin aynı zamanda çok çalışkan ve iyi bir insan olduğunu düşünür. Yani olumlu bir yön genellenir ve çekiciliği de arttıran bir faktör olur. Şimdi aynayı ters çevirelim bu dönem tersine bir halo etkisi mi yapıyor? Yani olumsuz düşünceler “ya hep ya hiç” şeklinde genelleniyor mu? Yorumlarda buruşalım 🙂

Çocuklarımıza Covid-19 Virüsü Nasıl Anlatılmalıdır?

No Comments

Bakım verenlerin mutluluk ve neşelerini olduğu kadar kaygılarını da model alan ve paylaşan küçük yaş (0-6) grubu çocuklarımız elbette ki bu süreçte yetişkin bireylerde olduğu gibi, evlerinde bir düzen değişimi ve stres faktörüne maruz kalma riski taşımaktalar. Peki soru sormaya başlayan, yaşam dolu ve meraklı okul öncesi yaş grubunu endişelerini gidererek nasıl bilgilendirmeliyiz?

Öncelikle evdeki düzenin değiştiğini gören ve okullara ara verildiğini öğrenen çocuk kafa karışıklığı hissedebilir ve bu duruma nasıl tepki vereceğini öğrenmemiş olabilir.

Her çocuğun yaş grubu ve bireysel özellikleri apayrıdır. 4-5 yaş grubuna soğuk algınlığı ve ishale benzeyen bir hastalığın var olduğunu söylemek ve bu konuda önlemleri nasıl alabileceğimiz konusunda bilgilendirmek (güzelce el yıkamak vs) sonrasında ise somutlaştırma yoluyla doğadan örneklerle hastalık konusunu anlamalarını sağlamak, önlem alındığı takdirde ise ona ve aile bireylerine bir şey olmayacağı konusunda rahatlatıcı bir konuşma yapmak işe yarayacaktır. (Çocuklar bu konuda biliyoruz ki daha şanslı olsalar da kendileri kadar aile bireyleri için de endişelenirler)

3 yaş grubu çocuğuna ise duygusal yönden çok daha dikkatli yaklaşılması gerekmektedir. Henüz duygularını yeni yeni deneyimleyen ve öğrenen 3 yaş grubu çocuğunun tepkileri sizin aktarımlarınıza göre şekillenecektir. Bu yüzden daha küçük yaş grubu önce rahatlatılmalı (birlikte nefes egzersizleri, aşamalı kas gevşetme, duygu yürüyüşleri ve nitelikli oyun oynama saatleri yapılabilir) sonrasında ise onun ve sizin gerekli tüm önlemleri aldığınız ve iyi olacağınız anlatılmalıdır. (Bu arada çocuğunuz sorular soruyorsa cevapları doğru bir şekilde yaş grubuna uygun vermek ve yaş grubundan daha üst, soyut örnekler vermemek gerekmektedir) zor bir dönemden geçsek de çocuklarımızı büyük bir kaygı içerisinde bırakmamak ve kendi kaygımızı onlara yansıtmamak çok önemlidir.

Çok kaygıya kapılabilecekleri haberleri onların yanında izlemekten kaçınabiliriz ama çocuğun almak istediği bilgi saklanmamalı açıklık, dürüstlük ve samimiyet ile (yaş grubuna uygun) paylaşılmalıdır. Güvenilir ve bilimsel kaynakları okumak ve paylaşmak bu süreçte herkes için tavsiye edilmektedir.

Selin Uçar - DoktorTakvimi.com